Kocaeli Gölcük merkezli meydana gelen 17 Ağustos 1999 depreminin 27. yıldönümü vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan, Türkiye'nin afet yönetimi stratejilerindeki köklü değişimi paylaştı. Habertürk TV'ye konuşan Pehlivan, 1999 öncesinde hem dünyada hem de Türkiye'de olay anına ve sonrasına odaklanan "kriz odaklı" bir yaklaşımın hakim olduğunu ifade etti. Bu felaketin bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Pehlivan, deprem sonrası süreçte "risk odaklı" bir yaklaşıma geçildiğini ve bu dönüşümün kurumsal olarak AFAD ile sembolleştiğini belirtti. Türkiye'nin afet yönetiminde bütünleşik bir modele geçtiğini kaydeden Vali Pehlivan, 2009 yılında Sivil Savunma, Afet İşleri ve Afet Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüklerinin AFAD çatısı altında birleştirilmesiyle koordinasyonun tek merkezde toplandığını hatırlattı. Planlı afet yönetimi kapsamında 2014 yılında yürürlüğe giren Türkiye Afet Müdahale Planı'nın (TAMP) önemine değinen Pehlivan, bu plan dahilinde ulusal düzeyde 25, yerel düzeyde ise 23 çözüm ortağının koordineli bir şekilde çalıştığını aktardı. Afetlerin il, bölge, ulusal ve uluslararası olmak üzere dört farklı seviyede kategorize edildiğini belirten Pehlivan, tahliyeden sağlığa, barınmadan iletişime kadar tüm adımların bu plan çerçevesinde atıldığını söyledi. Arama kurtarma kapasitesindeki devasa artışa dikkat çeken AFAD Başkanı, 1999 yılında sadece 1-2 bin kişiyle ifade edilen sertifikalı arama kurtarma personeli sayısının, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet ve Jandarma gibi kurumların katılımıyla bugün 175 bine ulaştığını açıkladı. Bu personelin yaklaşık 5 bininin doğrudan AFAD bünyesinde görev yaptığını belirten Pehlivan, AFAD Akreditasyon Sistemi sayesinde 6 yılda 21 bin üyeye sahip 627 akredite ekibe ulaşıldığını ifade etti. Ayrıca toplumun katılımına büyük önem verdiklerini söyleyen Pehlivan, 6 Şubat depremleri öncesinde 600 bin civarında olan AFAD gönüllüsü sayısının 1,6 milyonun üzerine çıktığını, bu kişilerden 286 bininin temel eğitimlerini, 90 bininin ise saha eğitimlerini tamamlayarak profesyonel ekiplere destek vermeye hazır hale geldiğini bildirdi. Riske karşı önleyici tedbirlerin maliyet avantajına da değinen Pehlivan, afet öncesinde yapılan her 1 birimlik harcamanın, afet sonrasında oluşacak 7-8 birimlik maliyetin önüne geçtiğini vurguladı. 81 ilde İl Risk Azaltma Planları'nın (İRAP) uygulandığını belirten AFAD Başkanı, Türkiye genelinde belirlenen 16 binin üzerindeki eylemden 2 bin 500'ünün "kırmızı eylem" yani öncelikli acil adım olarak tanımlandığını ve bu planların 2027-2032 dönemi için güncellendiğini paylaştı. DASK oranlarının %5 seviyelerinden %58'lere yükseldiğini ve yapı denetiminde büyük mesafe kat edildiğini de sözlerine ekledi. Marmara Bölgesi ve İstanbul'un deprem hazırlıklarına yönelik özel çalışmalara değinen Vali Pehlivan, bölge için AFAD bünyesinde müstakil bir "Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanlığı" kurulduğunu duyurdu. 2006 yılından bu yana İSMEP projesi kapsamında İstanbul'da okul ve hastaneler başta olmak üzere yaklaşık 1500 kamu binasının güçlendirildiğini belirten Pehlivan, İstanbul'daki toplanma alanı sayısının 5 bin 956'ya ulaştığını, ülke genelinde ise bu sayının 33 binin üzerine çıktığını açıkladı. Son olarak teknolojik gelişmelere de değinen Pehlivan, Türkiye genelindeki 1204 deprem gözlem istasyonunun 400'den fazlasının Marmara Bölgesi'nde bulunduğunu ve MTA'nın diri fay haritasının güncellenerek diri fay sayısının 485'ten 700'e çıkarıldığını ifade etti.