Albinizm hastası Gökhan Uygur, ailesinin tüm geçim yükünü sırtladı
Fotoğraf: Habertürk
Vücudunun melanin pigmenti üretememesi nedeniyle albinizm hastası olan Gökhan Uygur, babası, kardeşi ve yüzde 60 görme engelli annesiyle birlikte hayat mücadelesi veriyor.
Vücudun cilt, saç ve gözlere renk veren melanin pigmentini yeterince üretememesi ya da hiç üretememesi ile oluşan genetik bir durum olan albinizm hastası Gökhan Uygur'un yaşam öyküsü, ailesine duyduğu bağ ve verdiği mücadeleyle dikkat çekiyor. Kaynaklardaki bilgilere göre, Gökhan Uygur'un babası Cuma Uygur ile kardeşi Muhammet Uygur da kendisiyle aynı genetik durumu paylaşıyor ve albinizm hastası olarak hayatlarını sürdürüyorlar. Bu zorlu tabloya ek olarak annesi Cemile Uygur da yüzde 60 oranında görme engelli bir birey olarak yaşamına devam ediyor. Gökhan Uygur, tüm bu zorluklara göğüs gererek yıllardır çalışıyor ve ailesinin geçimini tek başına omuzluyor.
Yaşadığı sağlık sorunları ve günlük hayatta karşılaştığı engeller hakkında açıklamalarda bulunan Gökhan Uygur, görme yeteneğinin gün geçtikçe azaldığını vurguluyor. Yüzde 60 oranında görme engelli olduğunu belirten Uygur, güneşe direkt olarak bakamadığını, sadece ufak yazıları okuyabildiğini ve bununla birlikte uzaktaki insanların yüzlerini seçmekte zorlandığını ifade ediyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen her zaman haline şükrettiğini belirten Uygur, durumun doğuştan gelen bir süreç olduğunu dile getiriyor. İş hayatında da uyum içinde çalıştığını belirten Uygur, iş yerindeki arkadaşlarının kendisini çok iyi karşıladığını ve kendi yapamadığı konularda çalışma arkadaşlarının kendisine yardımcı olduğunu aktarıyor.
Çalışma hayatı ve emeklilik planları hakkında da bilgi veren Gökhan Uygur, ağustos ayının 15'i itibarıyla sosyal güvenlik sigortası kapsamında çalışma süresinin 14 yıl olacağını belirtiyor. Önümüzdeki dönemde 15'inci yılını dolduracağını ifade eden Uygur, 2027 yılında malulen emekli olacağı günün gelmesini bekliyor. Yaş ilerledikçe kendilerinde görme oranının düştüğünü dile getiren Uygur, açık öğretim lisesinden mezun olduktan sonra aralıksız olarak çalışmaya devam ettiğini söylüyor. Ailesiyle ilgilenmenin kendisi için büyük bir sorumluluk ve mutluluk kaynağı olduğunu belirten Uygur, anne ve babaya bakmanın çok güzel bir duygu olduğunu vurguluyor.
Aile bağlarının hayatındaki önemine dikkat çeken Gökhan Uygur, hayırlı bir evlat olmanın, anne ve baba duası almanın, onların yüzünün gülmesinin ve mutlu olmasının kendisine yeteceğini ifade ediyor. Uygur, "Hayattaki en büyük zenginlik aile zenginliğidir" sözleriyle ailesine olan bağlılığını dile getiriyor. Küçük kardeşinin 4 yıllık beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünü okuduğunu belirten Uygur, kardeşinin bu yıl öğretmenlik atamasını kıl payı kaçırdığını, ancak inşallah gelecek yıl EKPSS'yi kazanarak öğretmen olarak atanmasını ve bu sayede ailecek sevinç yaşayacaklarını umut ediyor.
Dış görünüşü ve sosyal yaşamında albinizm nedeniyle yaşadığı bazı ilginç anıları da paylaşan Gökhan Uygur, ailecek renkli gözlü olduklarını ve gözlerinin renginin farklı olduğunu belirtiyor. Dışarıdan bakanların kendilerine 'Çok güzel gözlerin var' dediklerini, hatta 'Keşke gözlerimizi seninle değişsek' diyenlerin bile bulunduğunu aktarıyor. Beyaz tenli olması sebebiyle olduğundan daha yaşlı gösterdiğini de belirten Uygur, bu tür durumların hayatın bir parçası olduğunu ifade ediyor. Her zaman halime binlerce kez şükrediyorum diyen Uygur, "Allah'ım böyle yaratmış, biz de böyle yaşıyoruz. Allah'tan gelene razı olacaksın" diyerek tevekkülünü dile getiriyor.