Amedspor, yeni sezon hazırlıkları kapsamında kulüp tarihinde görülmemiş düzeyde geniş kapsamlı bir kadro revizyonuna gitti. Geçtiğimiz sezon kadroda yer alan Erce Kardeşler, Emrah Başsan, Hasan Ali Kaldırım, Murat Uçar, Afena-Gyan ve Adama Traore gibi önemli isimlerle yollar tamamen ayrıldı. Bu ayrılıkların ardından kulüp, takımı yeniden inşa etmek amacıyla tam 16 yeni futbolcu transfer ederek kadrosunu güçlendirdi. Yapılan bu köklü değişim, kulübün Süper Lig seviyesine uygun, daha geniş ve alternatifli bir yapı kurma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Transfer operasyonlarında savunma hattının güçlendirilmesi öncelikli hedef olarak belirlendi. Savunma bölgesine Mechelen ekibinden David Bates, CSKA Sofia'dan Lumbardh Dellova ve Strasbourg forması giyen Amadou Cissé dahil edildi. Özellikle Amadou Cissé'nin sağ bekte de görev yapabilme yeteneği, uzun lig maratonunda teknik heyete önemli bir taktiksel alternatif sunuyor. Sol bekte ise Süper Lig tecrübesine sahip olan Umut Meraş görev alırken, kaleyi Gaziantep FK'dan gelen Mustafa Burak Bozan ve Fransa tecrübesi yüksek olan Alban Lafont devraldı. Alban Lafont'un Nantes, Toulouse ve Fiorentina gibi önemli kulüplerdeki geçmişi dikkat çekiyor. Orta saha ve hücum hattında da benzer şekilde dikkat çekici hamleler yapıldı. Orta sahaya Young Boys'tan Rayan Raveloson, Kayserispor'dan Furkan Soyalp ve Al-Okhdood'dan Gökhan Gül takviye edildi. Ayrıca Galatasaray altyapısından yetişen Berk Kızıldemir de kanat rotasyonuna dahil edilen isimler arasında yer aldı. Hücum hattının en çok konuşulan ismi ise Hoffenheim kulübünden kiralanan Nijeryalı golcü Gift Orban oldu. Geçtiğimiz sezon Hellas Verona formasıyla Serie A'da 28 maçta 7 gol atan Orban'ın yanı sıra; Ermal Krasniqi, Yira Sor, Samuel Ballet, Rayan Lutin ve Çorlu Spor 1947'den Mohamed Khalil de hücum hattına güç katmak üzere kadroya dahil edildi. Kulüp içerisindeki süreçlere dair yapılan değerlendirmelerde, Amedspor'un sadece saha içindeki başarısıyla değil, camia içi huzuruyla da sınav vereceği vurgulanıyor. Diyarbakırspor'un yaşadığı akıbet üzerinden yapılan analizlerde, futbol camialarında gerçekleri söylemenin cesaret gerektirdiği ifade ediliyor. Amedspor tribünlerinin camia içi hesaplaşmaların adresi haline getirilmemesi ve kişisel hesapların kulübün geleceğinin önüne geçmemesi gerektiği belirtiliyor. Taraftarın, birilerinin kavgasına ortak edilmemesi ve kulübün kendi içerisinde güçlü bir yapıya kavuşması gerektiği üzerinde duruluyor. Yeni kurulan bu dev kadronun en büyük sınavı, oyuncuların birbirine ve teknik heyetin oyun planına ne kadar hızlı uyum sağlayacağı olacak. Süper Lig temposunda orta sahanın oyun kontrolü, fiziksel mücadele ve top çıkarma becerisi belirleyici unsur olacağı için Amedspor'un kapasitesi sezonun başında netleşecek. 14 Ağustos tarihinde başlayacak olan lig maratonu öncesinde, kulübün hem yönetimsel hem de sportif anlamda dengeyi koruması bekleniyor. Taraftarın, eleştiri ile destek arasındaki sınırı doğru çizerek kulübe yardımcı olması, yeni dönemin başarısı için kritik önem taşıyor.