Ankara'da, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Elazığ Eti Gümüş Madeni'nde çalışan ve Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi olan işçiler, uzun süredir devam eden hak arayışlarını bir üst seviyeye taşıyarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürüyüş gerçekleştirmek istedi. Ancak işçilerin bu demokratik talebi, Milli Kütüphane çıkışında emniyet güçleri tarafından kurulan geniş çaplı bir polis ablukasıyla engellendi. Bakanlığa ulaşmalarına izin verilmeyen madenciler, Milli Kütüphane önünde bekleyişlerini sürdürürken, bölgede gergin anlar yaşandı. Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, yaşanan sürece dair yaptığı açıklamada, 536 işçinin tazminat ve diğer özlük haklarının, gerçekleştirilen resmi müfettiş incelemeleri sonucunda kesinleştiğini belirtti. İşçilerin 5 ile 7 ay arasında değişen maaş alacaklarının bulunduğunu vurgulayan Çakır, muhataplarının artık holding yönetimi değil, kendilerine garantörlük sözü veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı olduğunu ifade etti. Çakır, "Bu patron sözlerini yerine getirmedi, artık devletin ve Cumhurbaşkanlığı makamının bu duruma el atması gerekiyor" şeklinde konuştu. Eylem alanında yaşanan zorluklara da değinen Gökay Çakır, gözaltına alınan madencilere su ve yemek verilmediğini iddia ederek, işçilerin aileleri ve çocukları için bu mücadeleyi vermek zorunda olduklarını dile getirdi. Çakır, "İşçiler bıkmış, usanmış, bıçak kemiğe dayanmıştır. Biz parklarda yatmak istemiyoruz, sadece hakkımızı istiyoruz. Gözaltı olursa da olsun, biz buradan gitmeyeceğiz" diyerek kararlılıklarını vurguladı. Sendika başkanı ayrıca, holdingin sahip olduğu ruhsat sayısının 3 binden 180'e düşürüldüğünü, geri kalan ruhsatların da iptal edilebileceğini hatırlatarak denetim çağrısını yineledi. Siyasi destek veren Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Ümit Özlale ise 28 Nisan tarihinde üç bakanlığın garantörlüğünde imzalanan anlaşmanın uygulanması gerektiğini savundu. Özlale, Ankara Valiliği tarafından yayınlanan ve Doruk Maden ile Eti Gümüş işçilerinin 6 gün boyunca birlikte eylem yapmasını yasaklayan genelgeyi "adrese teslim bir yasak" olarak nitelendirdi. Holdingin devlet kurumları üzerindeki etkisine dikkat çeken Özlale, "İşçilerin baret takmasına dahi müdahale eden bir anlayışla karşı karşıyayız. Devletin namusuna emanet edilen bu hakların bir an önce ödenmesi şarttır" ifadelerini kullandı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş da madencilerin yanında yer alarak, Doruk Maden işçilerinin haklarını alabilmek için daha önce 17 gün boyunca yüzlerce kilometre yürüdüğünü ve günlerce aç kaldığını hatırlattı. İşçilerin yaşadığı mağduriyetin boyutlarına dikkat çeken Baş, bakanlıkların garantörlük sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Eylem alanında baretlerini dahi çıkarmak istemeyen işçiler, haklarını alana kadar Ankara'daki bekleyişlerini sürdüreceklerini beyan ederek, devlet yetkililerinden somut bir adım beklediklerini yinelediler.