Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan ve "Kırtasiyeciler Mahallesi" olarak bilinen Ziraat Mahallesi'nde, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala ekonomik sıkıntılar hissediliyor. Okulların açılmasına kısa bir süre kala mahallede yaşanan hareketlilik, geçmiş yılların aksine yerini sessizliğe ve ekonomik kaygılara bırakmış durumda. İki yıl önce okulların açılmasına iki hafta kala mahallede araç park edecek yer dahi bulunmazken, son iki yıldır esnafın işlerinin ciddi oranda düştüğü gözlemleniyor. Eğitim maliyetlerindeki artış, özellikle kitap fiyatları üzerinden çarpıcı bir şekilde kendini gösteriyor. Kırtasiyelere toptan satış yapan bir kitapçı, geçen yıl 10 bin lira olan kitap masraflarının bu yıl 20-30 bin lira bandına çıktığını, hatta bazı durumlarda 30-40 bin lira seviyelerine ulaştığını iddia etti. Kitapçı, fiyat artışlarının artık yıllık değil, iki ayda bir hatta ayda bir kez gerçekleştiğini belirterek, maliyetlerin kontrol edilemez bir noktaya geldiğini vurguladı. Ayrıca, geçen yıl 300-400 liraya alınabilen okul çantalarının bu yıl 1500-2000 lira bandına yükseldiğini ifade etti. Veliler de artan maliyetler karşısında çaresiz kalmış durumda. İlkokul öğrencisi olan oğlu için alışveriş yapan bir baba, kırtasiye masraflarının 4 bin 500 lira, okul kıyafetlerinin ise 4 bin 500 ile 5 bin lira arasında tuttuğunu dile getirdi. Her şeyin sürekli arttığını belirten veli, yaşadıkları ekonomik yük karşısında "Allah yardımcımız olsun" diyerek sitemini dile getirdi. Okul servis ücretlerinin de akaryakıt zamları nedeniyle ciddi oranda yükseldiği, geçen yıl 60-70 bin lira olan kısa veya orta mesafe servis ücretlerinin bu yıl 120-130 bin liraya kadar çıktığı belirtiliyor. Kırtasiye esnafı ise yaşadıkları ekonomik darboğazın tek sebebinin maliyetler olmadığını, zincir marketlerin ve internet satışlarının piyasayı olumsuz etkilediğini savunuyor. Bir kırtasiye esnafı, üç harfli marketlerin kırtasiye ürünleri satarak piyasayı sekteye uğrattığını ve kendilerine rakip olduğunu iddia etti. Esnaf, marketlerin belki de standartlara uygun olmayan ürünlerle piyasayı aşağı çektiğini ve bu durumun kırtasiyecilerin işlerini düşürdüğünü ifade etti. Bir başka esnaf ise sadece kırtasiye üzerine uzmanlaştıklarını ancak marketlerin her türlü ürünü satmasının haksız rekabet yarattığını belirterek, yetkililerin bu konuda bir düzenleme yapması gerektiğini söyledi. Mahalledeki genel durum, dükkanların boş kalması ve kepenk kapatma işlemlerinin artmasıyla daha net anlaşılıyor. Esnaf, on yıl önce boş dükkan bulmanın çok zor olduğunu ancak günümüzde yüksek kiralar ve düşük satışlar nedeniyle dükkanların kolayca boşaldığını ifade etti. Kırtasiyeciler, sezonun ortasında olmalarına rağmen bekledikleri yoğunluğu göremediklerini ve dükkanların boş kaldığını belirterek, yeni eğitim döneminin bereketli geçmesini beklediklerini ancak endişeli olduklarını dile getirdiler.