Denizlerde yeni av sezonu heyecanı: Palamut bolluğu bekleniyor
Fotoğraf: TRT Haber
1 Eylül itibarıyla başlayacak yeni av sezonu öncesinde balıkçılar hazırlıklarını tamamladı. Bu yıl palamut bolluğu yaşanması beklenirken, artan maliyetler ve sürdürülebilirlik vurgusu ön plana çıkıyor.
Denizlerde yeni av sezonunun başlamasına sayılı günler kala, balıkçılar hazırlıklarını büyük bir titizlikle sürdürüyor. 1 Eylül itibarıyla endüstriyel balıkçıların sahneye çıkacağı yeni dönem öncesinde, sektör temsilcisi Özkaya sezonun genel gidişatı ve beklentiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Balıkçıların ağlarını onardığı ve teknelerinin bakımlarını tamamladığı belirtilirken, sektörün hem bereketli bir sezon hem de ekonomik zorluklarla mücadele ettiği ifade edildi.
Bu yılın en dikkat çekici gelişmesi, palamut ve torik avcılığında küçük ölçekli balıkçılar için sağlanan kolaylıklar oldu. Özkaya, küçük ölçekli balıkçılar için palamut ve torik av sezonunun 15 gün öne çekilerek 15 Ağustos'ta başlatıldığını hatırlattı. Ayrıca, bu yıl ilk kez uzatma ağlarının kullanımına müsaade edildiğini belirten Özkaya, bu adımın geleneksel balıkçılığı desteklemek amacıyla atıldığını vurguladı. Endüstriyel balıkçılar sahaya inmeden önce küçük balıkçıların avlanabilmesi, onların ekonomik olarak ayakta kalmalarına yardımcı olacak.
Sezonun en büyük müjdesi ise palamut bolluğu üzerine geldi. Özkaya, mevcut tüm işaretlerin bu yıl palamut miktarının çok yüksek olacağını gösterdiğini belirterek, "Bu sene palamut bol, bütün işaretler bunu gösteriyor. Son yılların palamudu en bol sezonunu geçireceğiz. Yani herkesin sofrasında palamut bulunacak" dedi. Ancak palamut miktarındaki bu artışın hamsi avcılığı üzerinde bir etkisi olabileceğine dikkat çeken Özkaya, palamutların hamsiyle beslenmesi nedeniyle bol palamut olan sezonlarda hamsi miktarının azalabileceğine işaret etti.
Ekonomik boyutta ise balıkçıların ciddi bir mali yük altında olduğu dile getirildi. Başta yakıt giderleri olmak üzere artan tüm girdi maliyetlerinin balıkçıların üzerine büyük bir yük bindirdiği ifade edildi. Bu durumun balık fiyatlarına yansımasıyla ilgili olarak tüketici beklentilerine de değinen Özkaya, sucul kaynakların 86 milyon vatandaşın ortak malı olduğunu hatırlattı. Bereketin artmasıyla birlikte arz ve talep dengesinin kurulmasını, bunun sonucunda da balık fiyatlarının düşmesini beklediklerini belirtti.
Sürdürülebilirlik ve gelecek nesillerin korunması konusunda ise kritik uyarılarda bulunuldu. Denizlerin korunmasının hayati önem taşıdığını belirten Özkaya, büyüklerden devralınan denizlerin çocuklara ve torunlara da aynı bollukta teslim edilmesi gerektiğini söyledi. Balık miktarının azalmasının genç nesillerin sektörden uzaklaşmasına neden olduğunu ve balıkçı tayfalarının yaşlandığını belirten Özkaya, gençlerin bu sektörde kalmasını sağlamak için sürdürülebilir avcılık yöntemlerinin ve denetimlerin önemine vurgu yaptı. Kamu, balıkçı ve tüketici iş birliğiyle denizlerin korunması hedefleniyor.