Türkiye'nin farklı bölgelerinden yola çıkarak mevsimine göre ürün hasadı yapan mevsimlik tarım işçileri, fındık sezonunun açılmasıyla birlikte rotalarını Düzce'ye çevirdi. Genellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden eşleri ve çocuklarıyla birlikte kente gelen işçiler, yılın büyük bir bölümünü gurbette geçirerek ailelerinin rızkını kazanmaya çalışıyor. Düzce Valiliği ve ilgili yerel yönetimlerin koordinasyonunda, işçilerin barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacıyla il genelinde toplam 8 ayrı çadır ve konteyner alanı tahsis edildi. Bu alanlar, hasat süresince binlerce kişiye ev sahipliği yapacak şekilde düzenlendi. Kent genelinde fındık bahçelerine dağılan ve sayıları yaklaşık 9 bin kişiyi bulan mevsimlik işçilerin bir kısmı kendileri için hazırlanan bu özel konaklama alanlarını tercih ederken, bir kısmının ise kendi imkanlarıyla kiralık evlere yerleştiği görüldü. Konaklama alanlarında günlük yaşam, güneşin doğuşuyla birlikte hareketleniyor. Erkekler çadırların kurulumu, su ve elektrik gibi teknik detaylarla ilgilenirken; kadınlar ise yemek pişirme, çamaşır ve temizlik gibi günlük rutin işleri omuzluyor. Aileleriyle birlikte gurbete gelen çocukların ise eğitimden kopmaması ve verimli vakit geçirmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, çocuklar için çeşitli sosyal projeler hayata geçirilerek onlara psikososyal destek sağlanıyor. Fındık bahçelerinde yaz sıcağının altında ter döken işçiler, emeklerinin karşılığı olarak günlük 1750 ile 2 bin lira arasında değişen yevmiyelerle çalışıyor. Mevsimlik işçilik, bu aileler için sadece fındık hasadından ibaret değil; yılın neredeyse tamamını kapsayan bir göç hikayesini barındırıyor. Hatay'dan Kaynaşlı ilçesine gelen Murat Bem, uzun yıllardır bu döngünün içinde olduklarını ifade ediyor. Bem; fındığın yanı sıra portakal, mandalina, kayısı, şeftali ve ceviz gibi sayısız ürünün hasadı için Türkiye'nin her köşesine gittiklerini belirtiyor. Ailesinin rızkı için yollarda olduklarını vurgulayan Bem, yılın büyük bölümünü çalışarak geçirdiklerini ve zorlu hayat şartlarına rağmen hallerine şükrettiklerini dile getiriyor. Bu yılki hasat sezonu, özellikle Hatay'dan gelen depremzede aileler için farklı bir anlam taşıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından memleketlerinde konteynerlerde yaşamaya başlayan Mehmet Gizlenir, eşi ve çocuklarıyla birlikte Düzce'ye fındık toplamaya geldiğini anlatıyor. Yılın sadece 3 ayını kendi evlerinde geçirebildiklerini söyleyen Gizlenir, depremin getirdiği zor günlerin ardından hayata tutunmak için çalışmak zorunda olduklarını ifade ediyor. Eşi Feride Gizlenir de aynı azimle çalışarak aile bütçesine katkı sağladığını, deprem bölgesinden gelmenin verdiği zorluklara rağmen eşiyle birlikte omuz omuza mücadele ettiklerini belirtiyor. İşçilerin sevk ve idaresinden sorumlu olan çavuş Selahaddin Şahbaz, mevsimlik tarım işçiliğinin Türkiye'nin tarımsal üretimi için taşıdığı öneme dikkat çekiyor. Türkiye'yi karış karış dolaşarak farklı ürünlerin hasadında görev aldıklarını belirten Şahbaz, geçim derdinin zorluğunu ancak çalışarak aşabileceklerini vurguluyor. Her şeyi devletten beklemenin toplumu tembelliğe sürükleyeceğini savunan Şahbaz, Hatay'dan gelen işçiler olarak devletin desteğini her zaman hissettiklerini ve çalışmaya devam edeceklerini söylüyor. Fındık sezonunun tamamlanmasının ardından bu binlerce kişilik işçi kafilesi, bir sonraki ürünün hasadı için Türkiye'nin başka bir köşesine doğru yeni bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor.