İskoçya'da emniyet teşkilatını denetleyen en üst düzey yetkili olan HMICS Başmüfettişi Craig Naylor, yıllık raporunda futbol müsabakalarında yaşanan düzensizliklerle başa çıkmak için modern teknolojilerin devreye alınması gerektiğini vurguladı. Naylor, özellikle canlı yüz tanıma teknolojisi ve insansız hava araçlarının (dron) suçla mücadelede kritik bir rol oynayabileceğini belirtti. Futbol sahaları dışındaki şiddet olaylarının artış gösterdiğine dikkat çeken Başmüfettiş, bu durumun daha fazla polis görevlendirilmesini gerektirdiğini ifade etti. Bu öneri, İskoçya'da son dönemde yaşanan ciddi asayiş olaylarının ardından gündeme geldi. Mart ayında Ibrox Stadyumu'nda oynanan Rangers ve Celtic arasındaki İskoçya Kupası maçının ardından polis, rakip taraftarları ayırmak için yoğun çaba sarf etti. Mayıs ayında ise Celtic'in Hearts karşısında lig şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından taraftarlar sahaya girdi. Kutlamaların devamında Glasgow şehir merkezindeki Trongate bölgesinde yaklaşık 3 bin taraftar toplandı; çıkan olaylarda iki polis memuru ağır yaralanırken 14 kişi gözaltına alındı. Naylor, yasaklı kişilerin stadyumlara girişini engellemek için yüz tanıma sistemlerinin yanı sıra taraftar sayısının kısıtlanması ve men cezalarının daha sıkı uygulanması gibi önlemlerin de araştırılmasını istiyor. Police Scotland (İskoçya Polisi) şu ana kadar canlı yüz tanıma teknolojisini operasyonel olarak hiç kullanmadı. Ancak teşkilat, bu teknolojinin konuşlandırılmasına yönelik bir kamuoyu görüşü süreci yürütüyor. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Tim Mairs, toplumu korumak için yeni teknolojileri kullanma yükümlülükleri olduğunu belirterek, bu araçların soruşturma ve kimlik tespiti süreçlerinde dönüştürücü fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Mairs, uygulamanın insan hakları, etik denetim ve şeffaflık ilkelerine bağlı kalınarak yürütüleceğinin altını çizdi. Mevcut sistemde kameralar yüzleri anlık olarak dijital verilere dönüştürüyor ve aranan şahıslar listesiyle karşılaştırıyor. Teknolojinin etkinliği konusunda İngiltere'deki Metropolitan Polisi'nin verileri dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Londra merkezli teşkilat, 2024 yılının başından bu yana yüz tanıma teknolojisi sayesinde 2 bin 100 tutuklama gerçekleştirdiğini bildirdi. Geçtiğimiz yıl yapılan uygulamalarda, canlı yüz tanıma kameralarının önünden 3 milyondan fazla kişi geçti ve sadece 12 hatalı alarm kaydedildi. Abertay Üniversitesi'nden Profesör Kay Ritchie, sistemin insanlardan çok daha isabetli sonuçlar verdiğini ve demografik farklılıkların hata payını neredeyse hiç etkilemediğini savundu. Ritchie, sistemin görüntüleri depolamak yerine anlık dijital temsillere dönüştürdüğünü açıkladı. Diğer yandan, Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) Birleşik Krallık sözcüsü, teknolojinin "tehlikeli ve ayrımcı bir gözetim aracı" olduğunu iddia ederek tamamen iptal edilmesi gerektiğini savundu. Örgüt, İngiltere ve Galler'deki uygulamaların taciz ve haksız gözaltılara yol açtığını öne sürdü. İskoç Futbol Taraftarları Derneği'nden Paul Goodwin de benzer endişeleri dile getirirken, sivil haklar savunucuları bu tür bir adımın polis ve halk arasındaki ilişkiyi kökten değiştireceği uyarısında bulundu. İskoçya'da bu teknolojinin kalıcı hale gelip gelmeyeceği, yürütülen kamuoyu danışma süreci ve sivil toplum kuruluşlarının itirazları sonucunda netlik kazanacak.