Mardin'in Midyat ilçesinde görev yapan bir psikolojik danışman ve rehber öğretmenin, lisansüstü eğitimine devam edebilmesi amacıyla talep ettiği çalışma programı değişikliğiyle ilgili yargı süreci sonuçlandı. Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen) tarafından açılan davada, öğretmenin eğitim hakkının korunması gerektiğine hükmedildi. Mardin 2'nci İdare Mahkemesi, öğretmenin ders programının yüksek lisans eğitimine imkân sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde karar verdi. Olayın gelişimi, Midyat ilçesinde görevli rehber öğretmenin yüksek lisans derslerine katılım sağlayabilmek için haftalık çalışma programında cuma gününün boş bırakılmasını talep etmesiyle başladı. Öğretmenin görev yaptığı okul ile eğitim gördüğü üniversite arasındaki mesafenin yaklaşık 420 kilometre olması, bu talebin eğitim hakkı açısından kritik bir önem taşımasına neden oldu. Ancak Midyat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, öğretmenin bu talebini reddederek eğitim sürecinin çalışma saatleriyle çakışmasına izin vermedi. Red kararının ardından Eğitim Gücü Sen, öğretmenin eğitim hakkının engellenmesi gerekçesiyle konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme incelemesi sırasında, Anayasa’nın 42’nci maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkı ile Milli Eğitim Bakanlığı İzin Yönergesi’nin 18’inci maddesi temel dayanak olarak kabul edildi. Mahkeme heyeti, lisansüstü öğrenime devam eden öğretmenlerin ders programlarının, bu eğitim süreçlerini aksatmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Mahkeme kararında, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığına dikkat çekildi. Okulda aynı branşta başka bir öğretmenin bulunması ve talebin karşılanması durumunda eğitim hizmetinin aksayacağına dair idare tarafından somut bir veri sunulamadığı belirtildi. Bu gerekçelerle, dava konusu işlemin hukuka uygun bulunmadığına hükmedilerek, yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verildi. Eğitim Gücü Sen tarafından yapılan açıklamada, bu kararın yüksek lisans ve doktora yapan psikolojik danışman ile rehber öğretmenler için önemli bir hukuki dayanak oluşturduğu ifade edildi. Sendika yetkilileri, akademik ve mesleki gelişimin eğitim sisteminin niteliğine katkı sunduğunu belirterek, idari engeller yerine mevzuat çerçevesinde eğitimleri kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılması gerektiğini savundu. Sendika, üyelerinin eğitim haklarını korumaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Kararın içeriğine dair yapılan değerlendirmelerde, özellikle lisansüstü eğitim için gerekli program düzenlemelerinin herhangi bir somut gerekçe ortaya konulmadan reddedilemeyeceği belirtildi. Kararın doğrudan yüksek lisans eğitimine devam eden bir psikolojik danışman ve rehber öğretmen hakkında verilmiş olması nedeniyle, her somut olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu durum, idari makamların takdir yetkisini kullanırken hukuki sınırları aşamayacağını bir kez daha ortaya koydu.