Trabzonspor'da transfer gündemi: Avrupa ve lig hedefi için orta saha şart
Fotoğraf: HaberTS
Trabzonspor'un hedeflerine ulaşabilmesi için orta saha transferine ihtiyaç duyulduğu belirtilirken, Kasımpaşa maçındaki ilk 25 dakikalık performans övgü topladı.
Trabzonspor'un hem ulusal ligde hem de Avrupa arenasındaki hedeflerine başarılı bir şekilde ulaşabilmesi için kaliteli bir orta saha transferine acil olarak ihtiyaç duyduğu spor kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Aslında bu transfer ihtiyacının geçen sezon bile gerekli olduğu, ancak Oulai’nin sergilediği üst düzey atletizm, kritik top kesmeleri ve kazandığı meşin yuvarlağı hızla üçüncü bölgeye taşıma becerisinin bu eksikliği büyük ölçüde gizlediği ifade ediliyor. Bu süreçte Folcarelli’nin ortaya koyduğu iyi performansın da orta sahadaki yükü hafifletmede önemli bir payı bulunduğu vurgulanıyor. Kulüp yönetimi ve teknik heyet bu durumu masaya yatırırken, Trabzonspor’un Oulai gibi kilit bir ismi 30 milyon euronun altında bir bonservis bedeliyle elden çıkarmaya yanaşmadığı da bilinen gerçekler arasında yer alıyor.
Durum mantık çerçevesinde incelendiğinde, kulübün Oulai’nin pozisyonuna doğrudan bir takviye yapmamış olması çeşitli soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Eğer Oulai takım için o kadar da vazgeçilmez bir oyuncu değilse, o zaman neden 30 milyon euronun altındaki tekliflere kapılar kapatıldı sorusu akıllara geliyor. Yok, eğer gerçekten bu takımın en önemli yapı taşlarından biriyse, o halde neden yerine alternatif bir isim alınmadığı ve bu görevi mevcut kadrodan Bouchari gibi isimlerin mi üstleneceği merak ediliyor. Yapılan objektif değerlendirmeler sonucunda Trabzonspor’un çok iyi bir altı numara oyuncusuna ve hatta bu ismin arkasında görev yapabilecek güvenilir bir alternatife olan ihtiyacı açıkça ortaya çıkıyor. Teknik direktör Fatih Tekke’nin mevcut oyun sisteminde klasik anlamda saf bir altı numara profilinin tam olarak uyuşmadığı, çünkü takımın oyunun her alanında pas yapabilen ve oyun kurabilen bir yapı oluşturmaya çalıştığı kaydediliyor.
Bu bağlamda aranan oyuncu profilinin ya iki merkez orta sahanın gerisinde stoperlerle köprü kurabilecek, baskı altında dahi top alabilme yeteneğine sahip, oyunun yönünü değiştiren ve savunmanın önünü kapatabilen bir isim olması gerekiyor; ya da yine Oulai gibi top kazanıp hızla hücuma çıkabilen nadir profillerden biri olması icap ediyor. Hakan Çalhanoğlu isminin birinci profil için en bilinen örneklerden biri olduğu, ancak burada oyuncunun isminden ziyade taşıdığı taktiksel rolün önem taşıdığı dile getiriliyor. İkinci profilin ise futbol dünyasında kolaylıkla bulunamayacak kadar özel bir tip olduğu, Oulai’nin henüz bu kadar genç ve tecrübesiz olmasına rağmen 30 milyon euro seviyesinde bir piyasa değerine ulaşmasının temel sebebinin de bu yetenek kombinasyonu olduğu aktarılıyor. Salih’in takımdan ayrılışının bu rotasyonu bir hayli zayıflattığı, oyuncunun gittiği yerde başarılı olarak Trabzonspor’a daha güçlü dönmesinin temenni edildiği ifade ediliyor.
Bütün bu transfer ve kadro planlaması tartışmalarına rağmen, Kasımpaşa karşılaşması özelinde başka gerçeklerin de kabul edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Yazılan hiçbir eksikliğin Kasımpaşa mücadelesi için bir mazeret olamayacağı, Trabzonspor’un mevcut kadrosuyla bu maçı her koşulda kazanması icap ettiği belirtiliyor. Takım içerisindeki bazı futbolcularda hem fiziksel bir tükenmişlik hem de zihinsel bir dağınıklık halinin açıkça gözlemlendiği, benzer olumsuz sinyallerin sezon öncesi hazırlık karşılaşmalarında da görüldüğü hatırlatılıyor. Nwaiwu’nun hazırlık maçlarında sebebiyet verdiği penaltılar ile Pina’nın bu müsabakada yaptırdığı penaltı pozisyonu arasında zihinsel odaklanma açısından büyük bir fark bulunmadığı, bunların kronik hatalardan ziyade yorgunluk ve konsantrasyon kaybından kaynaklandığı kaydediliyor.
Müsabakanın gidişatı incelendiğinde, ilk yarıda özellikle ilk 25 dakikalık zaman diliminde sahada mükemmele yakın bir Trabzonspor olduğu ve bu dakikalarda takımın oyuna tamamen hükmettiği belirtiliyor. Bordo-mavililerin rakibine üstünlüğünü erken dakikalarda kabul ettirdiği, devre sonuna doğru Saviola’nın kaydettiği golün ise gerçekten kusursuz bir nitelik taşıdığı ifade ediliyor. Ancak bu golün ardından takımın saha içi konsantrasyonunda belirgin bir düşüş yaşandığı, disiplinin zayıfladığı ve Fatih Tekke’nin Salah’ı yetmişli dakikalarda oyuna sürme planının erken gelen penaltı golüyle öne çekilmek zorunda kaldığı bilgisi veriliyor. Oyuna sonradan dahil olan Salah’ın topla yaptığı hamlelerle hücum hattına ne kadar büyük bir kalite getireceğinin sinyallerini verdiği, form tuttukça takıma çok özel katkılar sunacağı öngörülüyor.
Maç boyunca dikkat çeken en büyük taktiksel problemlerden birinin ise üçüncü bölgedeki oyuncuların hücum organizasyonlarının ardından savunmaya dönüşte yaşadığı sıkıntılar olduğu ifade ediliyor. Özellikle ikinci yarıda ileri uç ile orta saha arasındaki mesafenin gereğinden fazla açıldığı, bu durumun Kasımpaşa'nın orta alanı çok rahat geçmesine ve Trabzonspor savunmasını hazırlıksız yakalamasına yol açtığı vurgulanıyor. Bu seviyedeki rakiplere bu ölçüde geniş alanlar bırakılamayacağı, ancak teknik direktör Fatih Tekke’nin maç kasetlerini oyuncularına tek tek izleterek bu hataları düzelteceği ifade ediliyor. Sonuç olarak, ikinci forvet transferinden çok daha öncelikli bir mesele olan orta saha kurgusunun güçlendirilmesinin, takımın hem ligdeki şampiyonluk yarışında hem de Avrupa hedeflerinde hayati bir önem taşıdığı kaydediliyor.