Başak Nur GÖKÇ[email protected] Sanayi Devrimi’nden bu yana gezegenin sıcak­lığını artıran, aşırı hava olaylarıyla küresel ekonomiye her yıl yüz milyarlarca dolar­lık zarar veren ve tarımsal ve­rimliliği tehdit eden iklim kri­zi, artık sadece dış dünyamızı değil, doğrudan iç dünyamızı da biçimlendiriyor. Yapılan son kapsam­lı araştırmalar, sera gazı emis­yonlarındaki bu tarihsel artı­şın, insan vücudunun temel biyokimyasal dengelerini ses­sizce değiştirdiğini gözler önü­ne seriyor. Kü­resel emisyonların azaltılma­sı yönündeki uluslararası taah­hütlere ve yeşil dönüşüm yatı­rımlarına rağmen yükselmeye devam eden bu sera gazı tutarı, gezegenin ekosistemlerini dö­nüştürmekle kalmıyor, insan biyolojisi üzerinde de somut, ölçülebilir ve fizyolojik izler bı­rakıyor. Görünmeyen biyolojik dönüşüm Air Quality, Atmosphere and Health dergisinde yayımla­nan son araştırma, iklim krizi­nin insan sağlığı üzerindeki en doğrudan ve sinsi etkilerinden birini belgeledi. Avustralya Ço­cuk Araştırma Enstitüsü, Cur­tin Üniversitesi ve Avustral­ya Ulusal Üniversitesi (ANU) bünyesindeki bilim insanları tarafından gerçekleştirilen ça­lışma, son 20 yılı aşkın sürede elde edilen devasa sağlık veri­lerini masaya yatırdı.