Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye'nin uzun vadelı borçlanma maliyetlerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme kaleme aldı. "Türkiye Niçin Dünyanın En Pahalı Borçlanan Ülkelerinden Biri?" başlığıyla yayımlanan yazıda Eğilmez, ülkenin 10 yıllık devlet tahvili faizinin yüzde 35,27 seviyesinde bulunduğunu kaydetti. Bu oranın, Türkiye'nin uluslararası piyasalardan borçlanırken karşılaştığı maliyetin ne denli yüksek olduğunu gözler önüne serdiği ifade ediliyor. Eğilmez, söz konusu yüksek borçlanma maliyetinin arkasında birden fazla etkenin yer aldığını belirtti. Buna göre enflasyon, kur riski, dış finansman ihtiyacı ve ekonomi politikalarına ilişkin belirsizlikler, ülkenin borçlanma maliyetini yukarı çeken başlıca faktörler arasında sıralanıyor. Devletin borçlanırken oluşan faiz oranının, ekonominin piyasalara ne kadar güven verdiğine ilişkin önemli göstergelerden biri olduğuna dikkat çeken Eğilmez, mevcut tablonun bu açıdan endişe verici sinyaller taşıdığını vurguladı. Ekonomist, kısa vadeli çözüm önerilerine de değinerek, dönem dönem tartışılan faiz indirimi tartışmalarına dair görüşünü paylaştı. Eğilmez, "Bugün yapılması gereken faizi yapay biçimde düşürmek değil, enflasyonu düşürmek" ifadelerini kullanarak, faiz oranlarını zorla aşağı çekmenin kalıcı bir çözüm sunmadığını, aksine enflasyonla kararlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğini savundu. Bu yaklaşım, piyasaların fiyatlamasına müdahale etmekten kaçınılması gerektiği yönündeki görüşün bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Enflasyonla mücadelenin somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirten Eğilmez, bu doğrultuda atılması gereken adımları tek tek sıraladı. Buna göre öncelikle kamu kesimindeki büyük israfın azaltılması, ardından mali disiplinin sağlanması ve son olarak hukukun üstünlüğü ile tarafsızlığından başlayacak yapısal reformların hayata geçirilmesi gerekiyor. Eğilmez, bu üç başlığın bir arada uygulanması halinde enflasyon üzerinde kalıcı bir iyileşme sağlanabileceğini ve bunun da borçlanma maliyetlerini doğal yoldan aşağı çekebileceğini öne sürdü. Eğilmez'in çözüm önerileri, daha çok yapısal ve uzun vadeli adımlara odaklanıyor. Özellikle hukukun üstünlüğü ve tarafsızlığına yapılan vurgu, ekonomik güvencenin sağlanmasında hukuki altyapının ne denli belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Eğilmez, bu unsurların yerli ve yabancı yatırımcıların Türkiye'ye bakışını şekillendirdiğini, dolayısıyla borçlanma faizlerinin de büyük ölçüde bu algıya bağlı olarak belirlendiğini ifade etti. Yazıda, kısa vadeli müdahaleler yerine köklü reformlarla piyasalara güven verilmesi gerektiği mesajı öne çıkıyor.