İsrail'de 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan savaşın ekonomik faturası giderek ağırlaşıyor. Tel Aviv merkezli bağımsız uzmanların tahminlerine göre, savaşın bugüne kadarki maliyeti yaklaşık 420 milyar şekel, yani yaklaşık 140 milyar dolar seviyesine ulaştı. Ekonomik veriler, bu rakamın çok kısa bir süre içerisinde yarım trilyon şekele, yani 167 milyar dolara yükselebileceğine işaret ediyor. Savaşın İsrail ekonomisi üzerindeki yıkıcı etkilerinin önümüzdeki yıllarda da derinleşerek devam etmesi bekleniyor. Savaşın getirdiği mali yükün en somut göstergelerinden biri kamu borcundaki artış oldu. Yapılan araştırmalara göre, savaş süreciyle birlikte İsrail'in kamu borcu 400 milyar şekel artış gösterdi. Özellikle mühimmat ve silah kullanımındaki yoğunluk ile yedek kuvvetlere yapılan olağan dışı başvurular, harcamaların kontrolsüz bir şekilde yükselmesine neden oluyor. Eski üst düzey bir ekonomi yetkilisi, eğer yeterli güvenlik sağlanmış olsaydı, önümüzdeki on yıl içinde güvenlik bütçesinin iki katına çıkarılmasına gerek kalmayacağını belirterek durumun vahametine dikkat çekti. Ordunun operasyonel kapasitesindeki değişim de maliyetleri doğrudan etkiledi. Normal dönemlerde İsrail ordusundaki yedek asker sayısı yaklaşık 6 bin civarında seyrederken, savaşın başlamasıyla birlikte 220 bin yedek asker göreve çağrıldı. Bu devasa sayıdaki askerin yemek, maaş ve barınma giderlerini karşılamak için devlet kaynaklarından hızla fon ayrılması gerekti. Dönemin Savunma Bakanlığı Genel Müdürü ve mevcut İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, subaylara "Görevinizi yapın, parayı düşünmeyin" şeklinde talimat verdiği belirtilirken, ordunun bu kadar büyük bir yedek kuvveti bünyesine katmaya hazırlıklı olmadığı ifade ediliyor. Ekonomik belirsizlikler karşısında Başbakan Binyamin Netanyahu, krizin derinleştiği dönemde "Herkes için para var. Talimatım açık: Muslukları açın ve ihtiyacı olan herkese para akıtın" diyerek kaynakların seferber edileceği mesajını verdi. Ancak mali tablo, bu iyimserliğin aksine ciddi riskler barındırıyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch, İsrail'in kredi notunu düşürdü. Bu durumun ardından Maliye Bakanlığı yetkilileri, kredi notunun daha da düşmesini ve ağır bir mali krizin yaşanmasını engellemek amacıyla 2025 yılında 35 milyar şekel tutarında vergi artışı yapılması kararı aldı. Savaşın gelecekteki mali projeksiyonları ise oldukça karamsar bir tablo çiziyor. İsrail'in önümüzdeki 10 yıl içerisinde güvenlik alanında yaklaşık 1,5 trilyon şekel harcama yapması öngörülüyor. Savunma Bakanlığı Genel Müdürü Amir Baram tarafından hazırlanan bir belge, ülkenin son derece zorlu bir on yıla hazırlandığını gösteriyor. Özellikle yıllık 3,8 milyar dolarlık ABD güvenlik yardımının 2029 yılından itibaren tamamen kesilebileceği ihtimali, İsrail'in finansal sürdürülebilirliği konusunda büyük soru işaretleri yaratıyor.