Kızıldeniz'deki kriz navlunları etkiliyor: Ümit Burnu rotası kapasite baskısı yaratıyor
Fotoğraf: DenizHaber
Kızıldeniz'deki güvenlik riskleri nedeniyle gemilerin Ümit Burnu'na yönelmesi, küresel konteyner navlun endekslerinin 3.000 puan seviyesinin üzerinde seyretmesine yol açıyor.
Kızıldeniz bölgesinde devam eden güvenlik riskleri, küresel deniz taşımacılığı sektöründe konteyner navlun fiyatları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaya devam ediyor. Küresel hat operatörleri olan Maersk, MSC ve CMA CGM gibi dev şirketlerin, güvenli olmayan rotalar yerine Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu'nu tercih etmesi, navlun endekslerinin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Şanghay Denizcilik Borsası tarafından yayımlanan verilere göre, Şanghay Konteyner Navlun Endeksi (SCFI), 24 Temmuz 2026 haftasında 3.062,95 puan seviyesinde gerçekleşti.
Navlun piyasasındaki bu hareketlilik, endeksin bir önceki haftaya kıyasla 17,36 puanlık bir gerileme yaşamasına rağmen 3.000 puan barajının üzerinde kalmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Geçtiğimiz Haziran ayı sonu verileri incelendiğinde, SCFI'nin 3.239,64 puana kadar yükseldiği ve dokuz hafta üst üste artış sergilediği görülüyor. Piyasadaki bu yüksek seyrin temel nedeni sadece talep artışı değil, aynı zamanda rotaların uzamasıyla ortaya çıkan kapasite kısıtları olarak değerlendiriliyor.
Gemi operatörlerinin Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu güzergâhını kullanması, sefer sürelerini önemli ölçüde uzatıyor. Bu durum, gemilerin daha uzun süre seferde kalmasına ve aynı haftalık hizmet sıklığını koruyabilmek adına filolarda daha fazla geminin kullanılmasını zorunlu kılıyor. Sonuç olarak, piyasadaki efektif konteyner kapasitesi azalıyor ve bu durum özellikle Asya-Avrupa hattında çok daha belirgin bir şekilde hissediliyor.
Flexport tarafından yapılan piyasa değerlendirmelerine göre, Asya-Avrupa hizmetlerinde iptal edilen seferlerin önemli bir bölümü, Ümit Burnu üzerinden yapılan uzun rotaların yarattığı kapasite baskısıyla bağlantılı bulunuyor. Şirket, üçüncü çeyrek döneminde de Ümit Burnu üzerinden yapılan daha uzun transit sürelerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Haziran ayında yapılan bildirimlerde de taşıyıcıların bu uzun rotaları kullanmaya devam etmesinin haftalık kullanılabilir kapasiteyi düşürdüğü belirtilmişti.
Sektörün önde gelen oyuncuları olan Maersk, MSC ve CMA CGM'nin rota kararları, piyasadaki kapasite dengesi açısından kritik bir rol üstleniyor. Maersk, Mart ayında güvenlik durumundaki kötüleşme nedeniyle bazı hizmetlerini geçici olarak Süveyş yerine Ümit Burnu'na yönlendirmişti. Şirket, Bab el-Mendeb'den geçişlerin yeniden güvenli hale gelmesi durumunda Süveyş rotasına öncelik vereceğini daha önce açıklamıştı.
Ağustos ayında güvenlik koşullarında yaşanan kısmi değişimlerle birlikte, Süveyş Kanalı'na dönüş yönünde yeni adımlar atılmaya başlandı. Bu kapsamda Maersk, 10 Ağustos tarihinde Hapag-Lloyd ile yürüttüğü Gemini ağı çerçevesinde bir başka konteyner hizmetini yeniden Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden başlatacağını duyurdu. Ancak bu gelişme, Ümit Burnu rotasının tamamen terk edildiği anlamına gelmiyor.
Güvenlik risklerinin yeniden artması durumunda taşıyıcıların rotaları tekrar Afrika'nın güneyine çevirmesi her zaman mümkün görünüyor. Bu belirsizlik nedeniyle navlun piyasasında fiyatların eski seviyelerine hızla dönmesi yerine, güvenlik gelişmelerine duyarlı ve dalgalı bir seyir izlenmesi bekleniyor. Kızıldeniz'deki durumun kalıcı olarak iyileşmesi navlunları aşağı çekebilirken, risklerin yeniden yoğunlaşması yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebilir.