Muş ve Bitlis illeri arasında uzanan Kavakbaşı Fay Zonu, bölgenin deprem riskini ve sismik potansiyelini daha iyi anlamak amacıyla yürütülen kapsamlı bir bilimsel proje kapsamında mercek altına alındı. Afet Yönetim Merkezi Müdürü Dr. İskender Dölek'in yürütücülüğünü üstlendiği bu önemli çalışma, bölgedeki fay hattının hareketlerini ve geçmişteki sismik aktivitelerini bilimsel verilerle ortaya koymayı hedefliyor. Proje, MAUN tarafından sağlanan destekle hayata geçirilirken, Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden uzman bir akademik kadro saha çalışmalarına katılıyor. Araştırma ekibi, Türkiye'nin farklı kurumlarından gelen deneyimli isimlerden oluşuyor. Proje kadrosunda Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Dr. Mustafa Softa, Fırat Üniversitesi'nden Dr. Elif Akgün, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Dr. Sinan Koşaroğlu, Kilis 7 Aralık Üniversitesi'nden Dr. Mutlu Seven ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Dr. Serkan Gürgöze yer alıyor. Ayrıca Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden doktora öğrencisi Yahya Öztürk de saha çalışmalarında ekibe destek veriyor. Uzman ekip, bölgedeki jeolojik yapıları yerinde inceleyerek veri toplama sürecini titizlikle sürdürüyor. Saha çalışmalarında uygulanan yöntemler, fayın arazide bıraktığı izleri sistematik bir şekilde kayıt altına almayı amaçlıyor. Arazi ekipleri; fay zonunun yüzeyde oluşturduğu deformasyonları, ötelenmiş akarsu sekilerini, vadileri ve yamaçlardaki jeolojik izleri detaylıca inceliyor. Bu süreçte elde edilen jeolojik ve jeomorfolojik bulgular birleştirilerek, fay hattının yüzeydeki yapısını gösteren ayrıntılı bir harita üretilmesi hedefleniyor. Toplanan veriler, fayın geçmişteki hareketlerini zaman ekseninde belirlemek amacıyla jeokronolojik yöntemlerle tarihlendirilecek. Bilimsel yaklaşımın bir diğer önemli ayağını ise Kuvaterner ve Holosen dönemlerindeki hareketlerin tespiti oluşturuyor. Jeokronolojik veriler ile paleoseismolojik bulguların karşılaştırılması sayesinde, Kavakbaşı Fayının uzun dönemli tektonik davranışının çok daha güvenilir ve kesin bir şekilde anlaşılması planlanıyor. Bu yöntemle, fayın sadece mevcut durumu değil, tarihsel süreçteki sismik döngüleri de bilimsel bir temele oturtulmuş olacak. Projenin nihai hedefi, Kavakbaşı Fayının detaylı aktif tektonik haritasını oluşturarak elde edilen tüm bilimsel sonuçları ulusal ve uluslararası düzeydeki ilgili kurumlarla paylaşmak olarak belirlendi. Dr. İskender Dölek, sahada yürütülen çalışmaların temel amacının fayın detaylı haritasını üretmek ve hareketlerini net bir şekilde ortaya çıkarmak olduğunu vurguladı. Elde edilecek verilerin, Muş ve Bitlis illerindeki deprem tehlikesinin daha gerçekçi değerlendirilmesine, yerleşim planlamalarına ve afet risklerini azaltacak stratejilerin geliştirilmesine kritik bir temel oluşturması bekleniyor. Araştırmanın sonuçlarının, bölgedeki aktif fayların bütünsel bir şekilde değerlendirilmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Bilimsel verilerin ışığında, toplumun deprem farkındalığını artırmaya yönelik yürütülecek çalışmalara da güçlü bir kaynak oluşturulması hedefleniyor. Bu çalışma, bölgedeki sismik hareketliliğin anlaşılması ve olası afetlere karşı hazırlıklı olunması noktasında hayati bir önem taşıyor.