Ordu Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde başlatılan vizyoner bir projeyle, Karadeniz'in hırçın dalgaları yenilenebilir enerji kaynağına dönüştürülüyor. 19 Ağustos 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Ordu sahilinde kurulan 100 kilowattlık modüler sistemle deniz dalgalarından elektrik üretimi için araştırma ve geliştirme çalışmaları kapsamında test süreci başlatıldı. Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolunda stratejik bir adım olarak nitelendirilen bu teknoloji, ilk etapta kamu alanlarının enerji ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor. Karadeniz'in gücünü ekonomiye kazandırmayı hedefleyen bu santral, yerli imkanlarla geliştirilen teknolojisiyle dikkat çekiyor. Projenin teknik detayları ve işleyiş mekanizması hakkında kapsamlı bilgiler veren Yüksek Makine Mühendisi Mustafa Kemal Macit, sistemin üç ana bileşenden oluştuğunu belirtti. Macit'in açıklamalarına göre düzenek; denizle doğrudan temas eden ve "floater" olarak adlandırılan yüzey dubası, gövde üzerindeki jeneratör kısmı ve kontrol merkezinde yer alan regülatör-invertör grubu olmak üzere üç ana prensip üzerine inşa edildi. Dalga hareketlerinin mekanik bir güçle elektrik enerjisine çevrildiği bu sistemde, denizin ritmik hareketlerinin nasıl bir üretim kaynağına dönüştüğü detaylandırıldı. Sistemin çalışma prensibi, doğanın gücünü teknolojiyle harmanlıyor. Deniz yüzeyindeki floater parçası, dalgaların etkisiyle yükselip alçaldıkça arkasındaki jeneratör milini tıpkı bir şırınganın pistonu gibi hareket ettiriyor. Bu aşağı ve yukarı yönlü iniş kalkış hareketleri, jeneratör vasıtasıyla elektrik üretimini sağlıyor. Kontrol merkezindeki regülatör ve invertör grubu ise üretilen bu enerjiyi düzenleyerek kullanılabilir hale getiriyor. Yüksek Makine Mühendisi Macit, dalga boyu arttıkça üretilen enerji miktarının da doğru orantılı olarak yükseldiğini, ancak sistemin güvenliği için belirli limitlerin titizlikle gözetildiğini ifade etti. Sistemin verimliliği konusunda paylaşılan veriler, projenin ne kadar hassas bir teknolojiye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Üretimin başlaması için devasa fırtınalara veya çok yüksek dalgalara ihtiyaç duyulmadığını vurgulayan yetkililer, sadece 30 santimetrelik küçük dalgaların bile enerji üretimi için yeterli olduğunu kaydetti. Sistemin en güvenli ve verimli çalışma alanı ise 2 metrelik dalga boyu olarak belirlendi. Test aşamasındaki 100 kilowattlık modülden elde edilecek elektriğin, yaklaşık iki hafta içerisinde tamamlanacak teknik düzenlemelerin ardından Ordu'daki park ve bahçe aydınlatmalarında fiilen kullanılmaya başlanması planlanıyor. Projenin arka planında 2022 yılından bu yana titizlikle yürütülen analiz çalışmaları yatıyor. Yapılan araştırmalar sonucunda sadece Ordu il sınırları içerisindeki kıyı şeridinde 70 megawattın üzerinde bir enerji potansiyeli tespit edildi. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü ile koordineli olarak yürütülen daha geniş kapsamlı çalışmalarda ise Karadeniz genelindeki toplam potansiyelin 200 megawattın üzerinde olduğu saptandı. Bu veriler, bölgenin yenilenebilir enerji konusunda ne denli büyük bir rezerve sahip olduğunu ve doğru teknolojiyle bu kaynağın nasıl bir ekonomik değere dönüşebileceğini bir kez daha kanıtladı. Projenin fikir babasının, analiz kabiliyeti yüksek bir isim olan Dr. Mehmet Hilmi Güler olduğu belirtilirken, çalışmanın nihai hedefinin Türkiye'nin denizlerindeki devasa potansiyeli ekonomiye kazandırmak olduğu ifade edildi. Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizlerdeki toplam enerji potansiyelinin 2 terawattın üzerinde olduğuna dikkat çeken Mustafa Kemal Macit, gelecek hedeflerini de paylaştı. Ar-Ge süreci sonrası sanayicilerle iş birliği yaparak 2, 4 ve 8 megawattlık endüstriyel modellerin seri üretimine geçmeyi planladıklarını söyleyen Macit, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan alınacak lisanslarla birlikte bu sistemlerin ulusal enerji şebekesine dahil edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.