Parmak çıtlatmak kireçlenme yapar mı? 50 yıllık deneyin çarpıcı sonucu
Fotoğraf: BBC News ਪੰਜਾਬੀ
Doktor Donald Unger, parmak çıtlatmanın artrite yol açtığı iddiasını test etmek için 50 yıl boyunca her gün sol elini çıtlatarak dev bir deney gerçekleştirdi.
Günlük yaşamın koşturmacası içerisinde pek çok kişi, farkında olmadan veya bir alışkanlık olarak parmaklarını çıtlatmaktadır. Eklemlerden gelen o karakteristik ses, bazı bireyler için rahatlatıcı bir tatmin duygusu yaratsa da, toplumda bu alışkanlığın ilerleyen yaşlarda eklem iltihabına, yani artrite yol açtığına dair köklü bir inanış bulunmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalar, dünya genelindeki insanların yaklaşık yüzde 20 ila 50 arasındaki bir kısmının parmaklarını düzenli olarak çıtlattığını ortaya koymaktadır.
Bu yaygın inanışın doğruluğunu test etmek amacıyla Doktor Donald Unger, hayatının en sıra dışı tıbbi deneylerinden birini gerçekleştirmiştir. Çocukluk yıllarında annesi, teyzeleri ve daha sonra eşinin ailesi tarafından sürekli olarak parmak çıtlatmanın artrite neden olacağı konusunda uyarılan Unger, bu iddiayı kendi üzerinde test etmeye karar vermiştir. Unger, tam 50 yıl boyunca her gün en az iki kez sadece sol elinin parmaklarını çıtlatmış, sağ elini ise bu süreç boyunca tamamen serbest bırakarak hiç dokunmamıştır.
Doktor Donald Unger, bu uzun soluklu deneyi kapsamında toplamda yaklaşık 36 bin kez parmaklarını çıtlatmıştır. 1998 yılında, deneyin üzerinden uzun yıllar geçmişken ve kendisi 72 yaşındayken, bu çabanın sonuçlarını bilimsel olarak görmek adına her iki eline de röntgen çektirmiştir. Elde edilen röntgen sonuçları, Unger'in ellerinde herhangi bir artrit belirtisine rastlanmadığını ve iki el arasında hiçbir belirgin fark bulunmadığını kanıtlamıştır. Bu durum, parmak çıtlatmanın doğrudan kireçlenmeye yol açtığı yönündeki korkuları büyük ölçüde sarsmıştır.
Eklemlerden gelen o sesin kaynağı ise aslında tamamen doğal bir fiziksel süreçten ibarettir. İnsan vücudundaki parmaklar, boyun ve sırt gibi eklem noktaları, 'sinoviyal sıvı' adı verilen ve yumurta akına benzer bir kıvamda olan bir madde ile çevrilidir. Bu sıvı, eklemlerin hareketini kolaylaştıran bir yağlayıcı görevi görür. Eklemi döndürdüğünüzde veya çektiğinizde eklem içindeki boşluk genişler, sıvı üzerindeki basınç düşer ve sıvıda çözünmüş gazlar kabarcıklar halinde dışarı çıkar. Çıkan ses aslında bu gaz kabarcıklarının patlamasıdır ve bu ses 83 desibele kadar ulaşabilmektedir; bu da yaklaşık 64 kilometre hızla giden bir dizel kamyonun ses seviyesine eşdeğerdir.
Ancak uzmanlar, bu eylemin her zaman tamamen zararsız olmayabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nin Michigan eyaletinde görev yapan nörocerrah Jay Jagannathan, eklemleri aşırı zorlamanın gerilme ve çeşitli doku sorunlarına yol açabileceğini belirtmektedir. Jagannathan, özellikle boyun gibi hassas bölgelerin sert bir şekilde çıtlatılmasının sakıncalı olduğunu ifade ederek, eklemlerde görülebilecek ağrı veya şişlik gibi belirtilerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Nitekim 1999 yılında Philadelphia'daki bir el cerrahı, sadece o tatmin edici sesi duyma isteğiyle parmaklarını çok sert bir şekilde çıtlatmaya çalışan iki hastanın parmaklarında burkulma meydana geldiğini rapor etmiştir.
Konuyla ilgili bilimsel görüşleri paylaşan Manchester Üniversitesi'nden romatolog Kime Hyirich, eklemlerin çıtlatılmasının aslında sıradan bir fiziksel süreç olduğunu dile getirmektedir. Hyirich, klinik ortamında ve sosyal hayatta birçok kişinin kendisine parmak çıtlatmanın osteoartrit yani kıkırdak aşınmasına bağlı kireçlenmeye yol açıp açmayacağını sorduğunu belirtmektedir. Hyirich, yapılan çalışmaların bu eski inanışı defalarca yalanladığını ve parmak çıtlatmanın doğrudan kireçlenmeye neden olmadığını kesin bir dille ifade etmektedir. Yine de uzmanlar, eklemlere aşırı yük bindiren ve ani, sert hareketlerden kaçınılması gerektiği konusunda ortak bir görüşe sahiptir.