Türkiye'nin enerji sektöründeki dönüşüm süreci, yenilenebilir enerji kaynaklarının hem kurulu güç hem de toplam üretimdeki payının hızla yükselmesiyle yeni bir boyuta ulaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 2025 ve 2026 yıllarının ocak-haziran dönemlerini kapsayan Elektrik Piyasası Sektör Raporları üzerinden yapılan hesaplamalar, sektördeki çarpıcı gelişmeleri gün yüzüne çıkardı. Verilere göre Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü, 2025 yılının ilk yarısında 119 bin 740 megavat seviyesindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 126 bin 113 megavata yükselerek önemli bir ivme kazandı. Söz konusu bir yıllık süreçte toplam kurulu güçte gerçekleşen 6 bin 373 megavatlık artışın yüzde 88,1'lik devasa bir kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam elektrik kurulu gücü içerisindeki payı, aynı dönemde yüzde 61,1 seviyesinden yüzde 62,5'e yükseldi. Yenilenebilir enerji kurulu gücü ise 73 bin 195 megavattan 78 bin 808 megavata ulaşarak enerji arz güvenliğinde kritik bir rol üstlendi. Bu büyüme, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolundaki stratejik hedeflerini destekleyen bir tablo olarak öne çıktı. Kapasite artışında güneş ve rüzgar enerjisi lokomotif görevi görerek büyümenin ana motoru oldu. Güneş enerjisi kurulu gücü, bir yıl içerisinde 3 bin 637 megavatlık bir artış kaydederek 27 bin 210 megavat seviyesine çıktı. Rüzgar enerjisi tarafında ise kapasite 1 bin 805 megavat artarak 15 bin 281 megavata yükseldi. Güneş ve rüzgarın toplam kapasite artışı 5 bin 442 megavat olarak gerçekleşti. Bu hızlı büyüme sonucunda güneş enerjisi, 27,2 gigavatlık kapasitesiyle hidroelektrik santrallerinin ardından Türkiye'nin en yüksek kurulu güce sahip ikinci enerji kaynağı konumuna yükseldi. Enerji üretim rakamları da kurulu güçteki bu yapısal değişimi destekler nitelikte seyretti. Türkiye'nin lisanslı ve lisanssız santrallerinden elde edilen toplam elektrik üretimi, 2025'in ilk yarısındaki 171,3 teravatsaatten, 2026'nın aynı döneminde yaklaşık 174,8 teravatsaate çıktı. Yenilenebilir kaynakların toplam üretimdeki payı ise yüzde 47,4'ten yüzde 61,5'e çıkarak dikkat çekici bir sıçrama yaptı. Hidroelektrik, rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal santrallerin toplam üretimi ise 81,3 teravatsaatten 107,5 teravatsaate kadar yükseldi. Üretim bazında incelendiğinde, yenilenebilir enerjiye en büyük katkıyı hidroelektrik santralleri sağladı. Hidroelektrik üretimi, 2025'in ilk yarısındaki 33,9 teravatsaatten yaklaşık 57 teravatsaate çıkarak yüzde 67,9 oranında bir artış gösterdi ve toplam üretimin yüzde 32,6'sını karşıladı. Rüzgar enerjisi üretimi 18,8 teravatsaatten 21,5 teravatsaate yükselerek yüzde 14,2 artış gösterirken, güneş enerjisi üretimi 17,6 teravatsaatten 18,3 teravatsaate ulaşarak toplam üretimin yüzde 10,5'ini oluşturdu. Ayrıca lisanssız elektrik kurulu gücü de Haziran 2025'teki 21 bin 947 megavat seviyesinden, Haziran 2026'da 25 bin 239 megavata çıkarak yaklaşık 3 bin 292 megavatlık bir büyüme kaydetti. Sektördeki bu gelişim, kaynak bazlı kurulu güç sıralamasını da yeniden şekillendirdi. Haziran 2026 sonu itibarıyla hidroelektrik kapasitesi 32,3 gigavat olarak kaydedilirken, güneş enerjisi 27,2 gigavat, rüzgar kapasitesi ise 15,3 gigavat seviyesine ulaştı. Hidroelektrik, güneş ve rüzgarın toplam kurulu gücü 74,8 gigavata ulaşarak Türkiye'nin toplam elektrik kapasitesinin yaklaşık yüzde 59'unu oluşturdu. Bu üç temel kaynağın toplam elektrik üretimi içindeki payı ise yüzde 61,5 olarak hesaplandı.