Yunan basınından analiz: Türk savunma sanayisi küresel bir güce dönüştü
Fotoğraf: hurriyet.com.tr
Yunan basını, Türkiye'nin savunma sanayisinde 200 milyon dolardan 8,5 milyar dolara ulaşan ihracat başarısını ve küresel sıralamada 11. sıraya yükselişini mercek altına aldı.
Türk savunma sanayisi, son çeyrek yüzyılda gösterdiği büyük performansla uluslararası arenada dikkatleri üzerine toplarken, Yunan basınında da geniş yankı uyandırdı. Yunanistan merkezli Power Game'in haberine göre, 2000 yılında 200 milyon dolar seviyesinde olan savunma ihracatı, 2025 yılı itibarıyla 8,5 milyar dolara ulaştı. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü verilerine göre, Türkiye 2021-2025 döneminde dünyanın en büyük 11. silah ihracatçısı konumuna yükseldi. Türk savunma ve havacılık sanayinin toplam ihracatı ise 2025 yılında 10,5 milyar dolara ulaşarak son 25 yılda 52 katlık bir artış kaydetti ve ülkenin küresel pazardaki payı yüzde 0,9'dan yüzde 1,8'e çıktı.
Türkiye'nin savunma alanındaki bu yükselişinde Bayraktar TB2 insansız hava aracı, Aselsan teknolojileri ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii üretimi Hürjet uçakları uluslararası pazardaki başarının sembolü haline geldi. Baykar, şu anda Polonya dahil 30'dan fazla ülkeye İHA satışı gerçekleştirirken İtalyan Leonardo grubuyla da ortak girişim kurdu. Denizcilik sektöründe de önemli adımlar atılan süreçte, Temmuz ayında Romanya tamamen Türkiye'de inşa edilen Contraamiral August Roman korvetini hizmete alan ilk Avrupa Birliği ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü üyesi ülke oldu. Ayrıca Türk Havacılık ve Uzay Sanayii İspanya'ya 30 adet Hürjet eğitim uçağı teslim edecek olup, STM şirketi ise Portekiz için iki adet çok amaçlı ve lojistik gemi inşa etmektedir.
Ülkenin en büyük savunma şirketi konumundaki Aselsan, portföyündeki çeşitli radarlar, elektronik harp sistemleri, aviyonik sistemler ve iletişim sistemleriyle uluslararası pazarda kritik bir oyuncu olarak öne çıkıyor. Hisselerinin yüzde 70'inden fazlası Türk Silahlı Kuvvetleri Vakfı'na ait olan Aselsan, bahar aylarında Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nden taşınabilir hava savunma sistemleri için dost-düşman tanımlama sistemlerinin teslimatına yönelik üç yıllık çerçeve anlaşması imzaladı. Öte yandan Polonya, geçen aralık ayında Aselsan'a elektronik savaş sistemleri için 410 milyon dolarlık bir sözleşme vererek Alman rakiplerini geride bıraktı. Aselsan, füze üreticisi Roketsan ve diğer şirketlerle birlikte Türk silah sanayisinin bir sonraki aşaması olan Çelik Kubbe üzerinde çalışarak yapay zeka aracılığıyla radar istasyonlarını, lazer silahlarını, elektronik karıştırıcıları ve kısa, orta ile uzun menzilli füzeleri birbirine bağlayan çok katmanlı bir hava savunma ve füze savunma sistemi tasarlıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aselsan CEO'su Ahmet Akyol, "İster radar, ister hava savunması, ister elektronik savaş olsun, hepsini iki yıldan kısa sürede teslim edebiliriz; daha ekonomik ve daha hızlı teslimat yapabiliriz" açıklamasında bulundu. Yunan haber sitesi, Türk ürünlerinin, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün ikinci büyük ordusunun elinde gerçek operasyonlarda kendini kanıtladığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve gelmesinin ardından savunma sanayisi projelerinin tam anlamıyla hayata geçirildiği ve 2018 yılında Savunma Sanayi Başkanlığı'nın doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlandığı anımsatıldı.
Bugün yaklaşık 100 bin çalışanı olan 3 bin 500 savunma şirketi bulunurken, sadece Aselsan bünyesinde 14 bin kişiyi istihdam ediyor ve bu sayı giderek artış gösteriyor. Türk savunma sanayi pazarının değeri yaklaşık 36 milyar dolara çıkarken, Eskişehir'deki TEI şirketi KAAN savaş uçağı için kendi motorlarını geliştirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Dış Politika Araştırma Enstitüsü Başkanı Aaron Stein, Türkiye'nin artık Avrupa savunma pazarında önemli bir oyuncu haline geldiğini vurguladı.