Avrupa'nın en büyük nükleer tesisi konumundaki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'nde (NGS) son dönemde yaşanan elektrik kesintileri, tesisin çevresindeki askeri saldırılar, personel kayıpları ve yakıt ikmalindeki güçlükler nükleer güvenliğin korunmasını giderek güçleştiriyor. Rusya'nın kontrolü altında bulunan tesisten dün yapılan resmi açıklamada, santralin dış elektrik bağlantısının yeniden kesildiği ve acil durum yedek dizel jeneratörlerinin devreye sokulduğu bildirildi. Santralin temel ihtiyaçlarını karşılayan yüksek gerilim hattında meydana gelen hasar sonrasında koruma sisteminin hattı otomatik olarak devre dışı bıraktığı aktarıldı. Yetkililer, halihazırda ekipman ve güvenlik sistemlerinin normal bir şekilde çalıştığını, santral sahası ile gözlem bölgesindeki radyasyon seviyelerinin de doğal değerlerde seyrettiğini kaydetti. Ukrayna'nın devlete ait nükleer enerji şirketi Energoatom, söz konusu kesintinin santralin yılbaşından bu yana 15'inci, savaşın başlamasından bu yana ise 27'nci kez dış elektrik bağlantısını kaybettiğini kamuoyuna duyurdu. Energoatom Başkanı Pavlo Kovtoniuk, bu denli sıklaşan elektrik kesintilerinin tesisteki teknik ekipmanı ciddi biçimde yıprattığını vurguladı. Kovtoniuk, Zaporijya NGS'de durumun giderek kötüleştiğini ve ekipmanın genel durumunda belirgin bir bozulma görüldüğünü ifade etti. Özellikle dizel jeneratörlerin kısa aralıklarla ve sık sık devreye girmesinin donanım üzerindeki yükü katbekat artırdığına dikkat çekildi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) derlediği bilgilere göre, 2022 yılından bu yana elektrik üretimi gerçekleştirmeyen Zaporijya NGS'deki altı reaktörün tamamı sürekli olarak soğuk durdurma konumunda tutuluyor. Buna rağmen, kapalı reaktörler ile kullanılmış nükleer yakıtın güvenle soğutulabilmesi için santralin dışarıdan düzenli olarak elektrik almaya devam etmesi gerekiyor. Dışarıdan sağlanan enerji; soğutma pompaları ile kontrol, haberleşme ve radyasyon izleme sistemlerinin kesintisiz çalışmasını temin ediyor. Şebeke bağlantısının koptuğu anlarda ise bahsi geçen kritik sistemlerin enerji ihtiyacı tamamen dizel jeneratörler tarafından karşılanıyor. Santraldeki olası en ciddi risk senaryosunu, dış elektrik bağlantısının kesik olduğu bir sırada bütün jeneratörlerin devre dışı kalması veya dizel yakıt stoklarının tamamen tükenmesi oluşturuyor. Böyle bir kriz durumunda soğutma pompalarının durabileceği, reaktörler ile kullanılmış yakıt havuzlarındaki suyun tehlikeli biçimde ısınmaya başlayabileceği belirtiliyor. Elektriğin uzun süre boyunca yeniden verilememesi halinde soğutma suyunun azalacağı, nükleer yakıtın zarar göreceği ve çevreye radyoaktif madde yayılacağı riski katlanarak büyüyor. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, 10 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada, mevcut yakıt stoklarının yaklaşık 11 günlük çalışmaya yeteceğini ifade etmiş, uzun süreli bir kesintiye karşı tüm depoların doldurulması gerektiğini vurgulamıştı. IAEA Başkanı Rafael Grossi ise kesintisiz dizel yakıt tedarikinin santral güvenliği açısından hayati önem taşıdığının altını çizdi. Teknik risklerin yanı sıra personeli ve sivilleri doğrudan hedef alan askeri faaliyetler de endişe yaratmaya devam ediyor. IAEA raporlarına göre, 18 Ağustos tarihinde santral çalışanlarının kullandığı otobüs durağına düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir kişi hayatını kaybederken, üçü ağır olmak üzere toplam 15 kişi yaralandı. Rus yönetimi söz konusu saldırıdan Ukrayna'yı sorumlu tutarken, IAEA İHA'nın kaynağına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmadı. IAEA Başkanı Rafael Grossi, nükleer tesisler ile çalışanlarına yönelik askeri eylemlerin derhal durdurulması çağrısında bulundu. Öte yandan Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, daha önce yaptığı bir açıklamada, santralin başmühendisi Aleksandr Yakovlev ile yanındaki şoförünün de bir başka İHA saldırısında yaşamını yitirdiğini kamuoyuna açıklamıştı.