Deniz savunmasında yeni dönem: Limanlar için insansız silahlı platformlar geliştiriliyor
Fotoğraf: Sözcü
Karadeniz ve Rus limanlarına yönelik artan deniz dronu saldırıları, savunma stratejilerini değiştiriyor. Yeni geliştirilen sabit savunma platformları, ağır silah sistemleri ve sensörlerle liman girişlerini korumayı hedefliyor.
Karadeniz bölgesinde ve Rus limanlarında son dönemde artış gösteren insansız deniz aracı saldırıları, deniz savunma stratejilerinde köklü değişikliklere yol açıyor. Özellikle küçük ve hızlı hareket edebilen deniz dronlarının yarattığı tehdit, kıyıya yakın bölgelerde yeni savunma yöntemlerinin geliştirilmesini zorunlu kıldı. Bu kapsamda, büyük savaş gemilerini liman girişlerinde sürekli bekletmek yerine, daha düşük maliyetli ve sabit savunma noktaları oluşturacak yeni bir sistem üzerinde çalışılıyor.
Söz konusu yeni savunma platformları, klasik bir tekne tasarımından oldukça farklı bir yapıya sahip olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 4,5 metre uzunluğunda ve 2,5 metre genişliğinde olan dikdörtgen bir gövdeden oluşan bu yapılar, dört adet büyük şamandıranın üzerinde dengede duracak şekilde tasarlandı. Platformların kendi motor sistemlerinin bulunmadığı belirtilirken, ihtiyaç duyulan stratejik noktalara başka bir tekne yardımıyla çekilmeleri ve burada sabit bir şekilde görev yapmaları planlanıyor.
Yüzer yapının en kritik özelliği ise üst kısmında yer alan ağır silah sistemi olarak öne çıkıyor. Yapılan teknik değerlendirmelere göre, platformun üzerinde uzaktan kontrol edilebilen ağır kalibreli bir silah sistemi bulunuyor. Görüntüler üzerinden yapılan incelemelerde, bu sistemin 12,7 veya 20 milimetrelik otomatik bir silah olabileceği tahmin ediliyor. Silah sistemiyle entegre çalışan sensörlerin ise çevreyi takip etmek ve potansiyel hedefleri belirlemek amacıyla kullanıldığı gözlemleniyor.
Platformun gövde yapısında dört farklı yöne bakan açıklıkların bulunması, sistemin çok yönlü bir gözetleme kabiliyetine sahip olduğunu gösteriyor. İçeride oturma bölümlerinin tespit edilmesi, gerektiği durumlarda personelin de platform üzerinde görev yapabileceği ihtimalini doğuruyor. Ancak silah sisteminin uzaktan kumanda edilebilme özelliği, platformun sürekli personel ile çalışıp çalışmayacağı konusundaki belirsizliği koruyor. Bu küçük yapıların tek başlarına hareket etmesi beklenmezken, liman girişleri, demirleme alanları ve kritik deniz tesislerinin çevresinde bir savunma hattı oluşturması amaçlanıyor.
Sistemin operasyonel kabiliyetine dair bazı teknik kısıtlamalar da mevcut durumda dikkat çekiyor. Platformun zırhlı bir korumaya sahip olmaması ve kendi motorunun bulunmaması, doğrudan bir saldırı anında kendisini başka bir noktaya taşımasını imkansız kılıyor. Bu durum, platformun doğrudan hedef alınması halinde savunmasız kalabileceği riskini beraberinde getiriyor. Mevcut haliyle deneysel aşamada bulunan bu yeni sistemin, gelecekte geniş çaplı bir kullanım alıp almayacağı ise henüz netlik kazanmış değil.