Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini doğrudan etkileyen çatışmaların ardından bölge, devasa bir çevre felaketiyle karşı karşıya kaldı. 3 Ağustos tarihinde Umman açıklarında saldırıya uğrayan Liberya bandıralı Minoan Pioneer adlı kuru yük gemisinden kaynaklandığı değerlendirilen petrol sızıntısı, uydu görüntüleri aracılığıyla tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucunda kirliliğin 300 kilometrekareden fazla bir alana yayıldığı belirlendi. Bu devasa kirlilik alanı, yaklaşık 40 binden fazla futbol sahasının kapladığı büyüklüğe tekabül ediyor. BBC Verify tarafından gerçekleştirilen uydu görüntüleri analizine göre, sızıntı 10 Ağustos itibarıyla Hürmüz Boğazı'nın geniş bir bölümünü etkisi altına almış durumda. Petrolün deniz yüzeyinde oluşturduğu kirlilik tabakası, sızıntının bir kısmının İran'ın Keşm Adası kıyılarına kadar ulaştığını gösteriyor. Reuters tarafından paylaşılan uydu görüntüleri ve sahadan gelen videolar, Keşm Adası'nın Suza kıyılarında koyu renkli petrol kalıntılarının görüldüğünü doğrularken, kirliliğin Şib Deraz bölgesine ve hassas Hara mangrov ormanlarına doğru ilerlediğini ortaya koydu. Sızıntının kaynağına ilişkin detaylar, denizcilik güvenliği kaynakları ve TankerTrackers'ın analizleriyle netleşmeye başladı. 3 Ağustos'ta Umman karasularına yakın bir bölgede saldırıya uğrayan Minoan Pioneer adlı geminin, sızıntının muhtemel merkezi olduğu belirtiliyor. Söz konusu geminin Hürmüz Boğazı geçişi sırasında bir saldırıya maruz kaldığı ve bu olay sırasında bir mürettebatın kaybolduğu aktarıldı. Bazı analistler saldırının arkasında İran'ın olabileceğini değerlendirse de, olayın sorumluluğu henüz bağımsız bir şekilde kesinleştirilemedi. Reuters ise sızıntının tam nedenini ve içeriğini bağımsız olarak doğrulayamadığını bildirdi. İran yönetimi, Keşm Adası kıyılarına ulaşan petrol kirliliği konusunda sorumluluk üstlenmeyi reddetti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, kirliliğin adaya ulaştığını teyit etmekle birlikte, ilk bulguların kaynağın yabancı bir kuru yük gemisi olduğuna işaret ettiğini açıkladı. Bekayi, yaşanan bu çevresel felaketin bölgedeki yabancı askeri saldırılarla bağlantılı olduğunu savundu. Bu süreçte çevre uzmanları, petrolün deniz ortamında kalma süresi uzadıkça kirliliğin daha geniş alanlara yayılacağı ve kıyı ekosistemlerinin telafisi güç zararlar göreceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Bölgede yaşanan kriz, tek bir sızıntıyla sınırlı kalmayarak ikinci bir felaketi de beraberinde getiriyor. Keşm Adası'na ulaşan sızıntı Minoan Pioneer ile ilişkilendirilirken, Umman kıyılarında çok daha büyük ölçekli ikinci bir petrol sızıntısı yaşanıyor. Rusya'nın "gölge filosu" ile bağlantılı olduğu belirtilen Caroline Bezengi adlı tankerden kaynaklanan bu ikinci sızıntının, yaklaşık 2 bin kilometrekarelik bir alana ulaştığı tahmin ediliyor. Uzmanlar, her iki sızıntının da deniz ekosistemleri üzerindeki etkisinin, müdahale hızına bağlı olarak yıllarca sürebileceğini vurguluyor. Özellikle Hara mangrov ormanlarındaki kuş türleri, deniz canlıları ve nesli tehlike altındaki kaplumbağaların yaşam alanları büyük tehdit altında bulunuyor.