Kolombiya'nın yeni hükümeti tarafından yapılan, işgal altındaki Suriye toprağı olan Golan Tepeleri üzerinde "İsrail egemenliği" bulunduğu yönündeki açıklama, uluslararası toplumda büyük bir tartışma başlattı. Bogota yönetiminin bu yeni tutumu, bölgenin hukuki statüsünü teyit eden Birleşmiş Milletler kararları ve mevcut uluslararası hukuk normlarıyla açıkça çeliştiği gerekçesiyle geniş çaplı bir reddedişle karşılaştı. Yeni hükümetin bu adımı, ülkenin dış politikasında köklü bir eksen kayması yaşandığının en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Söz konusu açıklama, sağcı Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperilla'nın 7 Ağustos tarihinde göreve gelmesinden yalnızca üç gün sonra, 10 Ağustos'ta Kolombiya Dışişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyuruldu. Bakanlık, bu yeni tutumun, açıklama yayımlanmadan iki gün önce İsrail ile varılan bir mutabakat kapsamındaki taahhüdün yerine getirilmesi amacıyla alındığını kabul etti. Cumhurbaşkanı De la Esperilla, seçim kampanyası sürecinde İsrail ile ilişkileri yeniden kurma ve bu ilişkileri daha yüksek bir koordinasyon seviyesine çıkarma niyetini açıkça beyan etmişti. Bu niyet, yemin töreni öncesindeki temaslarda ve göreve başlamadan önceki akşam İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile gerçekleştirilen görüşmede de net bir şekilde görülmüştü. Bu yeni siyasi yönelim, Kolombiya'nın eski Cumhurbaşkanı Gustavo Petro dönemindeki politikalarla keskin bir tezat oluşturuyor. Petro, cumartesi günü yaptığı bir açıklamada, Kolombiya halkının Golan Tepeleri konusundaki sarsılmaz tutumunu vurgulayarak, bu toprakların her zaman Suriye toprağı olarak kabul edildiğini belirtti. X platformu üzerinden paylaşım yapan Petro, İsrail'in Kolombiya seçimlerini etkilemek için yazılım kullandığını ve halk oylamasını algoritmalarla değiştirerek, oyların çoğunluğunu alamayan bir kukla başkan olan Abelardo de la Esperilla'yı göreve getirdiğini iddia etti. Petro ayrıca, Arap ülkelerinden ve Müslümanlardan özür dileyerek, halkının kendilerine saygı duyduğunu ifade etti. Petro hükümeti döneminde Kolombiya, 2024 yılında İsrail ile diplomatik ilişkileri tamamen kesmiş ve Gazze'deki gelişmeler nedeniyle Güney Afrika'nın Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açtığı davaya destek vermişti. Ülke, 2025 yılı sonuna kadar BM'de Golan Tepeleri'nin Suriye toprağı olduğunu teyit eden kararlar lehinde oy kullanmaya devam etmiş, ayrıca 31 Mart 2026'da BM İnsan Hakları Konseyi'nde bölgeyi "İsrail işgali altındaki Suriye Golan Tepeleri" olarak tanımlayan karar lehinde oy kullanmıştı. Ancak De la Esperilla hükümeti, İsrail ile diplomatik ilişkilerin yeniden kurulduğunu duyururken, İsrail aleyhindeki uluslararası davadan çekilme niyetini de açıkladı. Diplomatik normalleşme süreci kapsamında, Kolombiya'nın yeni Dışişleri Bakanı Omar Paula, Temmuz 2026'da Washington'da Gideon Saar ile bir araya gelmişti. Bu görüşmede taraflar; diplomatik ilişkilerin yeniden tesisi, büyükelçi değişimi ve vize şartlarının kaldırılması konularında mutabakata varmıştı. Siyasi analistler, Kolombiya'daki bu sert sağa kayışı, aşırı sağın iktidara yükselişi ve uluslararası ittifakların yeniden yapılanmasıyla ilişkilendiriyor. Bu değişim süreci, ABD'nin De la Esperilla hükümetine sağladığı 1 milyar dolarlık güvenlik yardımıyla da eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.