Lübnan ve İsrail arasındaki barış görüşmeleri için yeni durak Roma olacak
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında yürütülen kritik müzakerelerin bir sonraki aşamasının gelecek ay başında İtalya'nın başkenti Roma'da gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Orta Doğu'da tansiyonu düşürmesi beklenen kritik diplomatik süreçte yeni bir aşamaya geçildi. ABD arabuluculuğunda Lübnan ve İsrail arasında yürütülen müzakerelerin bir sonraki durağının İtalya'nın başkenti Roma olacağı açıklandı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki görüşmelerin gelecek ayın başında Roma'da devam edeceği bilgisi paylaşıldı.
Görüşmelerin takvimine ilişkin henüz kesin bir tarih belirlenmemiş olsa da sürecin işleyişi hakkında önemli detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, üçlü çerçeve kapsamındaki pilot bölgelerde ilk uygulamaların fiilen başladığını duyurdu. Lübnan'daki askeri iş birliği grubunun, bu uygulamaların başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla önümüzdeki haftalarda çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüreceği ifade edildi.
Diplomatik temasların geçmişine bakıldığında, sürecin temellerinin 26 Haziran tarihinde Washington'da atıldığı görülüyor. O tarihte taraflar arasında, Lübnan ordusunun "pilot bölgeler" olarak tanımlanan alanlara konuşlandırılması ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması karşılığında, İsrail'in işgal altındaki tüm Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngören bir "çerçeve anlaşma" imzalanmıştı. Washington'da gerçekleştirilen 5 tur müzakerenin ardından Roma, Beyrut ve Tel Aviv arasındaki görüşmelerin 6. ve 7. turlarına ev sahipliği yaparak sürecin merkezinde yer almıştı.
Saha uygulamaları konusunda ise somut adımlar atılmaya başlandı. Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen müzakerelerin ardından İsrail ordusu, ilk pilot bölgelerden biri olan Zawtar al-Gharbiya köyünden çekilme kararı aldı. Bu çekilmenin hemen ardından Lübnan ordusu söz konusu bölgeye konuşlanarak bölgedeki kontrolü sağladı. Çalışma gruplarının şu anda terminoloji, haritalar ve prosedürleri standartlaştırmak adına teknik düzeyde faaliyetlerini sürdürdüğü bildirildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, tarafların bazı siyasi kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını ancak bu engellerin aşılması için çaba sarf ettiklerini belirtti. Yetkili, "Bu sorunları sistematik şekilde çözmek için çalışıyoruz" diyerek diplomatik çabaların kararlılıkla devam edeceğini ifade etti. Ayrıca, ekiplerin bir araya gelerek doğrudan iletişim kurmasının ve çeşitli çözüm seçenekleri sunmasının, süreç içerisinde başlı başına yapısal bir değişim yarattığına dikkat çekildi.
Sürecin genel gidişatının olumlu olduğu ve anlaşmanın uygulanmasının hiçbir tarafça yavaşlatılmadığı vurgulandı. Çerçevenin hayata geçirildiği ve ilk bölgelerin faaliyete geçtiği belirtilirken, teknik ekiplerin koordinasyonu ön plana çıkıyor. Diplomatik kanallar üzerinden yürütülen bu çalışmaların, bölgedeki istikrarın sağlanması adına hayati bir önem taşıdığı değerlendiriliyor.