Rusya'dan Japonya'ya stratejik hamle: Putin tartışmalı adalara gitti
Fotoğraf: Sözcü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Japonya'nın 'Kuzey Bölgeleri' olarak adlandırdığı tartışmalı Kuril Adaları'nı ziyaret etti. Tokyo yönetimi, bu ziyareti sert bir dille protesto etti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Moskova ve Tokyo arasındaki diplomatik gerginliğin merkezinde yer alan tartışmalı Kuril Adaları'nı perşembe günü ilk kez ziyaret etti. Japonya tarafından 'Kuzey Bölgeleri' olarak tanımlanan ve üzerinde hak iddia edilen bu bölgeye gerçekleştirilen ziyaret, bölgedeki jeopolitik dengeleri sarsan bir hamle olarak değerlendirildi. Putin'in bu adımları, iki ülke arasındaki uzun süreli egemenlik ihtilafını yeniden alevlendirdi.
Ziyaret programı kapsamında Putin, Kuril Adaları'na geçmeden önce bölgedeki askeri hareketliliğin yoğun olduğu Sahalin Adası'na bir duraklama gerçekleştirdi. Rus donanmasının tatbikat yaptığı Sahalin Adası'nda bulunan Rus lider, devlet medyası RIA Novosti tarafından aktarılan bilgilere göre 'Rusya'nın doğu sınırlarının güvenliğinin sağlanması' konulu kritik bir toplantı düzenledi. Bu toplantı, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığını ve sınır güvenliği stratejilerini vurgulaması açısından büyük önem taşıyor.
Kuril Adaları'ndaki temaslarını sürdüren Putin, bölgedeki bir balık işleme tesisini de ziyaret ederek yerel üretim süreçlerini inceledi. Ziyaret sırasında kendisine havyar ikram edildiği belirtilirken, Kremlin yönetimi ziyaret anlarına dair görüntüleri kamuoyuyla paylaşarak bölgedeki varlıklarını tescilledi. Putin'in bu hamlesi, özellikle Rusya'nın 2022 yılında başlattığı Ukrayna işgalinden sonra Japonya ile daha da kötüleşen ilişkiler bağlamında dikkat çekici bir gelişme oldu.
Japonya yönetimi, söz konusu ziyarete karşı diplomatik düzeyde sert bir tepki gösterdi. Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, yaptığı resmi açıklamada, 'Kuzey Bölgeleri hem tarihi açıdan hem de uluslararası hukuk kapsamında Japonya toprağının ayrılmaz bir parçasıdır ve Japonya hükümeti bu ziyareti şiddetle protesto etmektedir' ifadelerini kullandı. Tokyo, bölgenin kendi egemenlik alanında olduğunu savunmaya devam ediyor.
Bölgenin tarihsel arka planına bakıldığında, Sovyetler Birliği'nin 8 Ağustos 1945 tarihinde, Hiroşima'ya atom bombası atılmasının ardından ve çatışmaların bitiminden sadece altı gün önce Japonya'ya savaş ilan ettiği görülüyor. Bu süreçte Hokkaido'nun kuzeyindeki stratejik volkanik adaları ele geçiren Moskova, adaların kontrolünü sağladıktan sonra bölgedeki yaklaşık 17 bin kişilik Japon nüfusunu sınır dışı etti. Günümüzde ise Kunaşir (Kunaşiri), Habomai, Şikotan ve İturup (Etorofu) adalarında yaklaşık 20 bin Rus vatandaşı zorlu iklim koşullarında yaşamını sürdürüyor.
Tartışmalı adalar, zengin balıkçılık alanları, altın ve gümüş gibi değerli maden yataklarının yanı sıra Kremlin için hayati önem taşıyan askeri üs imkanları sunuyor. Soğuk Savaş döneminde Rusya ile ABD ve müttefiki Japonya arasındaki gerilimin merkezinde yer alan bu adalar, hava ve deniz üsleri sağlaması nedeniyle stratejik bir değer taşıyor. 1956 yılında diplomatik ilişkiler kurulduğunda Sovyet lideri Nikita Kruşçev, bir barış anlaşması çerçevesinde iki adanın iade edilebileceğini öne sürmüş olsa da, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra yürütülen müzakerelerden bir sonuç alınamadı.