Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, 16 Ağustos 2026 tarihinde ortak bir açıklama yayımlayarak İsrail'in tutumuna sert tepki gösterdi. Bakanlar, İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze ihtilafını sona erdirmeyi amaçlayan Kapsamlı Barış Planı kapsamındaki yol haritasını uygulama konusundaki reddini kınadı. Söz konusu planın, Filistinli gruplar tarafından da kabul edildiği ve Mısır, Katar, Türkiye, ABD, Gazze Yüksek Temsilcisi ile Barış Kurulu'nun yoğun arabuluculuk çabaları sonucunda ortaya çıktığı belirtildi. Ortak açıklamada, İsrail'in sergilediği bu tavrın Gazze Planı'nın uygulanmasını doğrudan tehlikeye attığı ve bölgede adil, kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik ortak çabaları temelden baltaladığı ifade edildi. Bakanlar, İsrail'in planı reddetmesi, engellemesi, geciktirmesi veya öngörülen taahhütlere uymaması durumunda, sahadaki insani durumun kötüleşmesi ve savaşın sona ermesinin aksaması dahil olmak üzere ortaya çıkabilecek tüm sonuçlardan doğrudan ve tam sorumluluk taşıdığını vurguladı. Bu ret tutumunun, Gazze'deki barış çabalarının engellenmesinden İsrail'in sorumlu olduğunu teyit ettiği kaydedildi. Gazze'nin yeniden inşası, İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesi, Uluslararası İstikrar Gücü'nün konuşlandırılması ve idari yetkinin Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'ne devredilmesi gibi kritik adımları içeren planın eksiksiz ve ivedi şekilde uygulanması gerektiği belirtildi. Bakanlar, bu süreçte ABD'nin aktif ve kesintisiz angajmanının, İsrail'in taahhütlerine uymasını sağlamak açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca, Barış Kurulu'nun rolünün altı çizilerek, kuruldan planın bütünlüğünü korumak ve engellemeleri önlemek amacıyla yetkisi çerçevesinde derhal somut tedbirler alması istendi. Filistin halkının uluslararası hukuk çerçevesinde kendi kaderini tayin etme hakkına vurgu yapan bakanlar, Filistin Devleti'nin kurulmasını engellemeye yönelik tek taraflı eylemler dahil her türlü girişimi kesin bir şekilde reddettiklerini bildirdi. Adil ve kalıcı barışın ancak iki devletli çözümün hayata geçirilmesiyle mümkün olabileceği belirtilen açıklamada, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması gerektiği yinelendi. Filistin Devleti'nin reddedilmesine yönelik her türlü adımın, bölgedeki güvenlik ve istikrar umutlarını doğrudan zedelediği ifade edildi. Son olarak bakanlar, tüm tarafları Gazze Planı'nın uygulanması ve sürecin ikinci aşamasının ilerletilmesine yönelik çabaları desteklemeye çağırdı. Gazze'deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması için planın tam olarak uygulanmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Açıklama, uluslararası toplumun barışın korunması konusundaki kararlılığını yansıtırken, İsrail'in mevcut tutumunun uluslararası hukuk ve BM kararlarıyla bağdaşmadığı mesajı verildi.